BOŞANMAK DÜNYANIN SONU MU?

Ara 27, 2019 Aile Hukuku

BOŞANMAK DÜNYANIN SONU MU?

Elbette değil. Boşanmak, evlenmek gibi hayatın olağan olaylarından biri… Doğmak ve ölmek ne kadar doğalsa, boşanmakta öylesine doğal. Bu nedenle boşanmak dünyanın ne başı ne de sonu…

        Evlenmek, eşinizle birlikte arabayla yapılan bir yolculuk gibidir. Bu yolculuk boyunca, çok güzel yerler gezip, görüp, birlikte çok mutlu anlar yaşayabileceğiniz gibi, aracınızın benzinin bittiği, arızalandığı, küçük kazalar yaptığı sorunlu, sıkıntılı anlar da olacaktır elbette.

        Mutlaktır ki bu durumların hiçbirinde aracınızı terk etmez, ya da bırakıp gitmezsiniz. Benzini bitmişse, depoyu doldurur, arızalanmışsa tamir ettirir, kaza yapmışsa kurtarıcı çağırır, gereken tadilatı yaptırır ve ağır aksakta olsa yolculuğunuzu sürdürmeye çalışırsınız.

        Ama, gün gelir de, aracınız iniş aşağı freni patlamış bir biçimde uçuruma doğru giderken, artık aracı başka türlü kurtarma imkanı da kalmamışsa, araçta kalmanızın kimseye faydası da olmadığından, en yumuşak bir biçimde ve en az hasarı almaya çalışarak araçtan atlarsınız.

        İşte, boşanmakta, freni patlamış ve uçuruma gitmekte olan araçtan atlamak gibidir. Artık, aracı kurtarma imkânı kalmamıştır ve aracın içerisinde kaldığınız takdirde de uçuruma sürükleneceğiniz için yaşama şansınız mucizelere kalacaktır.

        Dolayısıyla, evlilik birliği içerisinde de, sorunlar tartışmalar yaşanabilir. Anlaşmazlıklar olabilir. Ama, hiçbir zaman hemen pes etmez ilk tartışmada ayrılığa karar vermezsiniz. Evlilik birliğini devam ettirmek için gerekli, özeni, çabayı, sabrı gösterir birlikteliği sürdürmeye çalışırsınız.

Ancak, gün gelipte artık freni patlamış araç gibi evlilik birliğini sürdürmek, evlilik birliği içerisinde kalmak size telafisi imkânsız zararlar vermeye başlamışsa, artık araçtan atlarsınız… Yani boşanırsınız.

İşte bu boşanma anında da, nasıl uçuruma giden araçtan hareket halinde atlarken, en az zararla kurtulmak adına atladığınız yerin yumuşak bir yer olmasına, kayalık olmamasına dikkat etmeniz gerektiği gibi, boşanırken de en az zararı almaya çalışmanız gerekmektedir.

Yani, boşanma olayını kan davasına dönüştürmeden, yıllar sonra dahi çiftler olarak hem birbirinizin, hem varsa çocuklarınızın ve eşlerinizin ailelerinin yüzüne bakabilmek, dost olamasanız dahi düşman kalmamak herkes için daha güzel bir sonuç olmaz mı?

Araç uçuruma gidiyor diye, aman ben bu araçtan ne olursa olsun kurtulayım diyerek; araçtan paldır küldür atlayıp, bir tarafınızı kırıp uzun yıllar bunun acılarını çekmektense, en az zararı almak adına, soğukkanlılık göstererek ve dikkatli davranarak, atladığınız yere ve atlama şeklinize dikkat ederek,  daha az zarar almanız mümkün değil midir?

İşte boşanırken de, kavgayla, gürültüyle, daha da mutsuz olacak hadiselere meydan vererek, kızgınlıkla ve öfkeyle ben evlilikten kurtulayım da nasıl olursa olsun diyerek tabiri caizse paldır küldür boşanarak, bu boşanmanın acı sonuçlarını uzun bir süre çekmek asla akilâne bir çözüm değildir.

Boşanmayı kan davasına dönüştürmenin kimseye faydası yoktur. Elbette boşanmanın da evlenmek gibi doğal bir olay olduğundan söz ederken; boşanmayı eğlenceye dönüştürmekten söz etmiyorum. Benim söz ettiğim, boşanmanın kan davasına dönüştürülmemesi.

Her gün adliye de sayısız boşanma davalarına şahit oluyoruz. Birbirlerinin boğazlarını her an sıkmaya hazır eşler, onlardan daha da öfkeli ve yangına körükle giden sözde yakın akrabalar ya da arkadaşlar… Bu karmaşa içerisinde daha da mutsuz edilen çocuklar…

Onca yıllık birliktelik içerisinde yaşanan güzel şeylerin de olduğunu unutarak, haklı çıkmak adına o güne kadar hiç sorun edilmemiş şeyleri dahi gündeme getirerek, hem adli makamları meşgul etmek, hem mutsuz bir süreçten geçmek kime ne kazandırıyor ki…

Akşam haberlerinde, ya da gazetelerin üçüncü sahifelerinde boşanmak isteyen kadınlara uygulanan şiddet haberlerinden ya da boşanmaya çalışan eşlerin ailelerin yaptığı kavga haberlerinden Artık bıkmadınız mı?

Böylesine bir karmaşayı yaşamak ve seçmek yerine, artık evlilik birliğini yürütmek adına anlaşamadığınız açık olan eşinizle en azından boşanma konusunda “anlaşmaya çalışarak” öncelikle anlaşmalı boşanma formülünü uygulamaya çalışmanın, freni patlamış araçtan yumuşak bir yere atlamak gibi tarafların, bu boşanmadan en az zararla kurtulmalarını sağlayacağı açık değil midir?

Evet, boşanmak dünyanın sonu değil… Bu olayı dünyanın sonu haline dönüştürmemekte taraf olarak önce sizin elinizde.

Herkese eşiyle, çocuklarıyla ağız tadı içerisinde mutlu bir beraberlik, mutlu bir evlilik temenni ediyorum.

Av. Adem Demir

ileAv. Adem Demir

1967 Gaziantep/Islahiye doğumlu olup, 2006 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Emekli Jandarma Levazım Astsubayı olup özellikle Askeri Ceza Hukuku, Ceza Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, Askeri idare ve idari yargı alanlarında faaliyet göstermektedir .

YORUMLAR

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir