SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI DAVRANIŞIN DAVANIN AÇILMASINDAN SONRA DA OLSA TARAF BAKIMINDAN KUSUR OLUŞTURACAĞI

Ara 27, 2019 Aile Hukuku

SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI DAVRANIŞIN DAVANIN AÇILMASINDAN SONRA DA OLSA TARAF BAKIMINDAN KUSUR OLUŞTURACAĞI

ÖZET: Evlilik birliğinde eşlerin sadakat yükümlülüğü, birlik devam ettiği sürece aranır. Boşanma yönünde oluşan karar kesin hüküm halini almadan, eşlerden birinin bu yükümlülüğe aykırı davranışı gerçekleştiği takdirde, davanın açılmasından sonra da olsa, o taraf bakımından kusur oluşturur ve boşanmanın fer’i sonuçlarına etkili olur. Öyleyse, davalı (koca)’nın temyiz aşamasında sunduğu fotoğraflarla ilgili gerektiğinde davacı (kadın)’ın isticvap olunarak beyanına başvurulması ve gerçekleşecek sonucuna göre tarafların kusur durumu ile kusura bağlı taleplerin yeniden değerlendirilip karara bağlanması gerekir. Açıklanan yönde işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.  

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2012/18738

Karar: 2013/4757
Karar Tarihi: 25.02.2013  

BOŞANMA DAVASI – SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ – SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI DAVRANIŞIN DAVANIN AÇILMASINDAN SONRA DA OLSA TARAF BAKIMINDAN KUSUR OLUŞTURACAĞI – TARAFLARIN KUSUR DURUMU İLE KUSURA BAĞLI TALEPLERİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLİP KARARA BAĞLANMASI GEREĞİ 

ÖZET: Evlilik birliğinde eşlerin sadakat yükümlülüğü, birlik devam ettiği sürece aranır. Boşanma yönünde oluşan karar kesin hüküm halini almadan, eşlerden birinin bu yükümlülüğe aykırı davranışı gerçekleştiği takdirde, davanın açılmasından sonra da olsa, o taraf bakımından kusur oluşturur ve boşanmanın fer’i sonuçlarına etkili olur. Öyleyse, davalı (koca)’nın temyiz aşamasında sunduğu fotoğraflarla ilgili gerektiğinde davacı (kadın)’ın isticvap olunarak beyanına başvurulması ve gerçekleşecek sonucuna göre tarafların kusur durumu ile kusura bağlı taleplerin yeniden değerlendirilip karara bağlanması gerekir. Açıklanan yönde işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir. 

(4721 S. K. m. 185) (6100 S. K. m. 171, 172, 173, 174)

 Dava: Taraflar arasındaki <boşanma> davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, hüküm; davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 

Karar: Boşanma yönünde oluşan karar henüz kesinleşmeden, davacı (kadın)’ın bir başka erkekle düğün yaptığına ilişkin fotoğraflar temyiz aşamasında dosyaya sunulmuştur. Evlilik birliğinde eşlerin sadakat yükümlülüğü (TMK. md. 185/3), birlik devam ettiği sürece aranır. Boşanma yönünde oluşan karar kesin hüküm halini almadan, eşlerden birinin bu yükümlülüğe aykırı davranışı gerçekleştiği takdirde, davanın açılmasından sonra da olsa, o taraf bakımından kusur oluşturur ve boşanmanın fer’i sonuçlarına etkili olur. Öyleyse, davalı (koca)’nın temyiz aşamasında sunduğu fotoğraflarla ilgili gerektiğinde davacı (kadın)’ın isticvap olunarak (HMK. md. 171-174) beyanına başvurulması ve gerçekleşecek sonucuna göre tarafların kusur durumu ile kusura bağlı taleplerin yeniden değerlendirilip karara bağlanması gerekir. Açıklanan yönde işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiş, bozma sebebine göre ise kocanın diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenmemiştir. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı (koca)’nın davacı kadının kabul edilen boşanma davası ile fer’ilerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Değerli çoğunluk boşanma davalarında temyiz aşamasında YENİ DELİL sunulabileceği düşüncesindedir. Oysa, pozitif hukukta böyle bir usul hükmü bulunmamaktadır. Atıf yapılan Türk Medeni Kanununun 185/3 hükmünün ise bir usul kuralı olmayıp maddi hukuk kuralı olduğu herkesin bilgisi dahilindedir. Boşanma davalarında hakim işten elini çektikten sonra bile delil sunma hakkı verilmesi bütün boşanma davalarında sonsuz sayıda delil sunma hak ve yetkisini içerir ki bu uygulamanın boşanma davalarını sonlanmaz duruma getireceği izahtan varestedir. Kaldı ki tahkikat aşamasında VAKIALARIN GENİŞLETİLMESİNE diğer taraf MUVAFAKAT etmediği ve usulüne uygun bir ISLAH dahi olmadığına göre, sadece DAVA ÖNCESİ vakıalara göre karar verilebilir Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. madde hükmü değerli çoğunluk ile aynı düşünmeme engel oluşturmaktadır. (¤¤)

Av. Fevzi Aksoy

ileAv. Fevzi Aksoy

1966 Ankara doğumlu, Emekli Jandarma Astsubayıdır. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Özellikle Ceza ve Askeri Ceza Yargısı, İdari ve Askeri İdari Yargı, Aile Hukuku, Ticaret Hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. 2005 yılından 2019 yılına kadar Ankara Barosu mensubu olup 2019 yılından itibaren İzmir Barosuna kayıtlı olarak görevine devam etmektedir.

YORUMLAR

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir