Adli kontrol nedir? Yükümlülüklere uyulmaması durumunda ne gibi yaptırımlarla karşılaşılabilir?

Haz 11, 2021 Ceza Hukuku

Adli kontrol nedir? Yükümlülüklere uyulmaması durumunda ne gibi yaptırımlarla karşılaşılabilir?

Adli kontrol; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’ nun 109 ncu maddesinde düzenlenen ve şüpheli/sanığın tutuklanması yerine, bu maddede düzenlenen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulması suretiyle denetiminin sağlanması işlemidir. Adli kontrole soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimi ve kovuşturma aşamasında ise yargılamakla görevli mahkeme karar verir.

ADLİ KONTROL TEDBİRLERİ (CMK 109/3md)

a) Yurt dışına çıkamamak.

b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.

c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde mesleki uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.

d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.

e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.

f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek.

h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere ayni veya kişisel güvenceye bağlamak.

i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.

j) Konutunu terk etmemek.

k) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.

l) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

(4) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması halinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir.

(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin mesleki uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.

(6) Adli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendinde belirtilen hallerde uygulanmaz.

(7) Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Adli kontrol tedbirlerine uymayan şüpheli veya sanık, eğer geçerli kabul edilebilecek bir mazereti yok ise, yani bilerek ve isteyerek adli kontrol tedbirlerini ihlal etmiş ise, suç için yasada öngörülen hapis cezasının süresi ne olursa olsun, hakkındaki adli kontrol kararı kaldırılarak derhal tutuklanabilir.

Av. Fevzi Aksoy

ileAv. Fevzi Aksoy

1966 Ankara doğumlu, Emekli Jandarma Astsubayıdır. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Özellikle Ceza ve Askeri Ceza Yargısı, İdari ve Askeri İdari Yargı, Aile Hukuku, Ticaret Hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. 2005 yılından 2019 yılına kadar Ankara Barosu mensubu olup 2019 yılından itibaren İzmir Barosuna kayıtlı olarak görevine devam etmektedir.

YORUMLAR

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir